Bu videoda ayı yavrusunun akıntıya girip balığı yakalaması, tasavvuf açısından yalnızca bir avlanma sahnesi değil; gayret, nasip, sabır ve tevekkülün tabiat diliyle anlatılması gibi okunabilir.
Akıntı: Dünya ve imtihan
Su durmadan akıyor. İnsan da ömür denilen akışın içerisindedir. Hayat çoğu zaman bizim istediğimiz yöne değil, kendi yatağında akar. Sâlikin vazifesi akıntının tamamen durmasını beklemek değil; akıntı içerisinde istikametini korumaktır.
Ayı yavrusu kıyıda beklemekle yetinmiyor; suya giriyor, ıslanıyor, mücadele ediyor. Bu da şu hakikati hatırlatıyor:
Tevekkül, hareketsiz beklemek değil; elinden geleni yaptıktan sonra neticeyi Allah’a bırakmaktır.
Kur’ân’da, “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır” buyurulur. Necm 53:39
Balık: Nasip ve mârifet
Balık, zahiren rızıktır. Tasavvufî olarak ise insanın aradığı hakikat, ilim veya mârifet şeklinde de düşünülebilir.
Balık suyun içindedir; yani nasip, çoğu zaman rahat kıyıda değil, insanın içine girmeye çekindiği yerde bulunur. Fakat nasibi veren çaba değil, Allah’tır. Çaba sadece kapıya varma vesilesidir:
“Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’a ait olmasın.”
Hûd 11:6
Ayı balığı yaratmıyor; yalnızca kendisine konulmuş kabiliyetle nasibini arıyor. İnsan da aklını, iradesini ve emeğini kullanır; fakat neticede nasibi kendinden değil, Rezzâk olan Allah’tan bilir.
Yosunlu kütük: Engel mi, dayanak mı?
Ayının önündeki ağaç kütüğü başlangıçta bir engel gibi görünüyor. Fakat daha sonra onun üzerine basarak balığı taşıyor. Tasavvufta da insanın karşısına çıkan bazı zorluklar önce engel görünür; sabırla yaklaşıldığında ise geçiş vasıtası ve terbiye basamağı hâline gelir.
Yani bazen Allah yolu açmak için engeli kaldırmaz; o engelin üzerine nasıl basacağımızı öğretir.
En ince nokta: Rızık mı, nefsin avı mı?
Balığı yakalamak tek başına mânevî kemal değildir. Asıl mesele, yakalanan şeye kalbin nasıl bağlandığıdır.
- “Bunu ben başardım” derse nefs büyür.
- “Bu bana verilen bir nasiptir” derse şükür doğar.
- Elde ettiğini yalnızca kendine yığarsa hırs olur.
- Emanet bilir, ölçülü kullanırsa bereket olur.
Tasavvuf, insanın balığı bırakmasını değil; balığı tutarken kalbinin balığa esir olmamasını öğretir.
Videonun bende bıraktığı cümle
Nasip akıntının içindedir; fakat ona ulaşmak için suya girmek gerekir. Islanmadan rızık, sabretmeden mârifet, gayret etmeden tevekkül olmaz.
Bir de daha kısa, veciz şekilde şöyle söylenebilir:
Akıntı imtihandır, balık nasiptir; gayret kuldan, muvaffakiyet Allah’tandır.